|
Burun yüzün tam ortasında yer alan,
görünüm ve solunum açısından çok önemli bir organdır. Buruna yönelik
girişimler her yönüyle çok iyi planlanmalı ve incelikle
gerçekleştirilmelidir. Bu yüzden burnunuzla ilgili şikayetlerinizi tüm
detayları ile doktorunuza aktarmanız gerekmektedir. Solunumla ilgili
şikayetlerinizin olup olmadığı, oluyorsa; mevsimlerle ilişkisi,
aktivitelerle artıp artmadığı, ağız kuruluğu, baş ağrısı, horlama, burunda
akıntı gibi sorunlara yol açıp açmadığı ayrıntıları ile konuşulmalıdır.
Hastanın geçmişindeki önemli rahatsızlıklar, varsa sürekli kullandığı
ilaçlar, geçirilen travmalar ve önceden geçirilmiş bir operasyon olup
olmadığı zamanlarıyla birlikte mutlaka bildirilmelidir. Şekil ile ilgili
rahatsızlık duyulan özellikler ve beklentiler anlatılmalıdır.
Burun analizi ve muayenesi yapıldıktan
sonra bulgular hakkında size bilgi verilir. Görüntü çalışması yapılarak,
burun şekli ile ilgili yapılacak değişiklikler karşılıklı konuşulur. Bunu
izleyen aşama bazı ön hazırlıklarla (laboratuvar teknikleri vs.), ameliyat
için bir engel olup olmadığının belirlenmesidir. Ameliyat öncesinde size
anlatılan detaylara göre ameliyat süresi değişkenlik göstermekle birlikte
genellikle 1–2 saattir. Ameliyat için temelde 2 yöntem mevcuttur. Açık ve
kapalı yöntem. Kapalı yöntemde dışarıdan hiç bir kesi yapılmazken açık
teknikte burun ucunda ufak bir kesi yapılmaktadır. Her iki tekniğinde
kendisine göre iyi ve kötü yönleri vardır ve hangi yöntemin uygulanacağı
ameliyat öncesi değerlendirmede belirlenebilmektedir.

Ameliyattan sonra odanızda kendinize
geldiğinizde; burnunuzun üzerinde alın ve yanaklara uzanan bir alçı kalıp,
burun içinde soluk alıp vermenize ve yutkunmanıza kısmen izin veren sondalı
tamponlar olacaktır. Eğer sondalı bir tampon uygulanmışsa genellikle
ameliyatın ertesi günü veya iki gün sonra bunlar alınır. Gerek duyulmayan
hastalarda hiç tampon kullanılmamaktadır ve hastalar nefes alıp
verebilmektedirler. Alçı kalıbın alınması ise basit bir işlem olmakla
birlikte tarafımdan yapılması gerekir. Alçı burna şekil vermekten çok şekli
korumak amacıyla konulan ve ödemi kontrol eden bir emniyet aracıdır.
Ameliyattan bir hafta sonra alçı kalıp
alınarak sadece burnu örten bir ince bant uygulanır. Amaç, kalıbın
alınmasını takiben, burunda oluşabilecek şişlikleri kontrol etmektir. Bu
bant yaklaşık bir hafta burun bölgesinde tutulur. Burnunuzdaki bantlar
açıldığında ana hatları ile burun şeklini görebilseniz de, detayların ortaya
çıkması zaman alır. Özellikle ilk aylarda sabahları burun daha şiş olabilir,
bu şişlik gün içinde azalır.
Ameliyattan sonra ilk saatlerde ağrı pek
olmamakla birlikte bulantı ve baş dönmesi görülebilir. Bu durumlar için bazı
ilaçlar tedavinizde yer alacaktır. Ameliyattan dört saat sonra sulu gıdalar
ile beslenmeniz başlar ve dolaşmanıza izin verilir. Sabah yapılan
ameliyatlarda akşamüzeri, öğleden sonra yapılan ameliyatlarda ise ertesi gün
eve gitmenize izin verilir. Ameliyattan sonraki ilk 48 saat dinlenmeniz,
alın ve yanaklara saat başı 20 dk. soğuk uygulaması sizi rahatlatacak,
şişlik ve morluklarınızı sınırlayacaktır. Üçüncü günden itibaren şişlik ve
morluklar hızlı bir şekilde geçmeye başlar. Günlük aktivitelere yavaş yavaş
dönülür.
Ameliyattan sonra erken dönemde burun
travmalardan korunmalıdır. Bu nedenle vücut teması gereken sporlar ilk 8
hafta içinde sakıncalıdır. Aynı şekilde ödem oluşmaması için sauna,
solaryum, güneş banyosu ve buhar banyosuna aynı süreyle maruz
kalınmamalıdır. Buna karşın ikinci haftadan itibaren egzersiz, yüzme ve
bireysel sporlar yapılabilir.
Ameliyattan sonra ilk günler ve haftalarda
burun içindeki ödem ve kabuklar nedeniyle solunum çok rahat değildir. Bu
dönemde bazı sprey veya kremler önerilecektir ve kullanımları
şikâyetlerinizin azalmasını sağlar.
Ameliyattan sonra 1, 3, 6 ve 12. aylarda
kontrolleriniz yapılarak iyileşme süreciniz izlenir. Ameliyat öncesi ve
sonrasında 6. ayda çekilen resimlerle kıyaslamalar yapılır.
Ameliyattan sonra dikkat edilmesi
gerekenlerle ilgili bir liste ameliyat sonrası size verilecektir.
ANESTEZİ
Ameliyatlar iki şekilde yapılabilir; işlem
sırasında kişinin tam olarak uyutulduğu genel anestezi, veya kısmen
sakinleştirilerek ameliyat bölgesinin uyuşturulduğu sedasyonla lokal
anestezi. Genellikle genel anestezi altında yapılan ameliyatlar hasta ve
cerrah için daha konforlu olduğundan tarafımdan tercih edilmektedir. Yine de
kemiğe müdahalenin yapılmayacağı küçük girişimlerde lokal anestezi söz
konusu olabilir. Bu yöntemler size ayrıntılı olarak anlatılarak hangi
yöntemin size uygun olacağına karar verilir.
RİSKLER
Her ameliyatta olduğu gibi burun ameliyatı
sonrasında da bazı istenmeyen durumlar söz konusu olabilir. Bunlar erken
ve geç dönem sorunlar olmak üzere ikiye ayrılır.
Erken
Dönem Sorunlar:
Bunların
öncelikle anesteziye bağlı sorunlar olduğu düşünülür. Hazırlık
döneminde saptanan ve ileri tetkik gerektiren bir durum ameliyatınızın
ertelenmesine yol açabilir. Bu ameliyatlar acil ameliyat olmadığından
kuşkuya yer kalmayacak bir şekilde ameliyat hazırlığı yapılır ve risk
alınmak istenmez. Bütün bunlara karşın anestezinin az da olsa bir riski
vardır. Bu risk modern anestezi imkânları ile minimuma indirilmeye
çalışılır. Anestezi şekli ve karşılaşılabilecek sorunlar ile ilgili olarak
anestezi doktoru bilgi verecektir.
Ameliyattan sonra bulantı olabilir. Bunu azaltacak ve kontrol edecek
ilaçlar mevcuttur.
Ameliyat
sonrası burun deliklerinden sızıntı beklenir ve ilk saatlerde burun
ucuna yerleştirilen bir gazlı bezle kontrol edilir. Sızıntı ilk saatlerde
daha belirgin olmak üzere azalarak devam eder (ilk 24-48 saat) ve genellikle
kırmızıdan sarıya doğru renk değiştirir.
Burun
içine tampon uygulanan hastalarda hapşırma hissi oluşabilir. Hastalar
üşüttüklerini, hastalandıklarını düşünürler. Aslında bu his tampona bağlıdır
ve tampon alınınca hızla kaybolur.
Ameliyatlarda nadir rastlanan bir komplikasyon da enfeksiyondur.
Ameliyat başlangıcında koruyucu amaçla antibiyotik kullanılması bu olasılığı
çok azaltır. Burnunuza tampon konulmuş ve ameliyatın ikinci gününde
ateşlenme, titreme gibi bulgular olursa tamponun hemen alınması gerekir.
Böyle bir durumda doktora haber verilmelidir. Daha sonraki günlerde
burnunuzun herhangi bir yerinde ağrılı bir şişlik ve dokunmakla artan bir
hassasiyet olursa, kendinizi düşkün hissederseniz bu başlayan bir
enfeksiyonun habercisi olabilir. Bu durumda muayeneniz yapılıp, başlayacak
bir enfeksiyon tedavisi ile hızla düzelmeniz sağlanır.
Bu
dönemde karşılaşılan bir diğer sorun istenmeden maruz kalınan
travmalardır. Hafif travmalar bir sorun yaratmazken şiddetli travmalar
deformitelere yol açabilir. Böyle bir durumda doktora haber verilmelidir.
Burun
ucuna yapılan girişimlerin yoğunluğuna ve kullanılan tekniğe bağlı olarak,
burun ucunda geçmesi bazen ayları bulabilen uyuşukluk ve sertlik
olabilir.
Geç Dönem Sorunlar:
Solunumla ilgili sorunlar
yaşanabilir. Bu ameliyata bağlı olabileceği gibi ameliyat öncesi mevcut bir
sorunun düzeltilmemesi veya ameliyattan önce mevcut fakat fark edilmeyen bir
durumun ameliyatta yapılan bazı manevralar ile daha belirgin hala
gelmesinden kaynaklanabilir. Ayrıca alerjik nedenlerle solunum sorunları
yaşanabilir. Şikâyetlerinize ve muayene bulgularınıza göre ilaç tedavisi
veya ikincil müdahaleler gündeme gelebilir.
Görünümle ilgili sorunlar
da bir diğer geç dönem komplikasyonudur. Bunlar arasında en sık rastlanan
durum ameliyat sonrası erken dönemde henüz, şişlikler tamamen düzelmeden
burnun şekliyle ilgili bazı sorunların aktarılmasıdır. Estetik nedenle
yapılan ameliyatlarda sonucun bir an önce alınmasını beklemek şüphesiz
doğaldır. Fakat ameliyat sonrası iyileşmenin uzun zaman alacağı, gün içinde
değişen şişlikler olabileceği unutulmamalıdır. Burnun son şeklini almasından
sonra istenmeyen durumlar için %5 oranda revizyon adı verilen ikincil
girişimler gerekebilir. İkincil girişimleri azaltmanın en önemli yolu
ameliyat öncesi beklentiler ve yapılabilecekler ile ilgili ayrıntılı bir
görüşmedir. Burnun yapısal özelliklerine bağlı olarak her olgu için bazı
sınırlar vardır ve bunlar etraflı bir şekilde konuşulmalıdır. Örneğin burun
derisinin kalın olduğu durumlarda, burun ucunun biçim alması daha uzun bir
süreci gerektirir. Bazen bu süreci hızlandırmak amacıyla burun ucuna
enjeksiyon yapmak gerekebilir.
Bir diğer sorun burun eğrilikleridir.
Bazen kıkırdak ve kemikteki eğrilik bir kaç planda olabilir. Bu durumda
yapılan ameliyat çok ayrıntılı planlanıp uygulansa bile, ameliyat öncesinden
çok daha iyi olmasına karşın bir ölçüde eğrilik kalabilir veya zaman içinde
gelişebilir. Böyle bir olasılık varsa operasyon öncesi size söylenir ve ne
oranda düzelme olacağı anlatılır.
Sonuç olarak burun operasyonu vücut
konturunuza önemli katkılar sağlayacak bir operasyondur.
AMELİYATIN KARNESİ
Anestezi şekli:
Genel anestezi (ikincil küçük düzeltmelerde lokal anestezi).
Ameliyat öncesi hazırlık: En geç bir hafta
sigara bırakılmalı, aspirin vb ilaçlar kesilmeli.
Ameliyat nerede yapılmalı: Bir hastane
ameliyathanesinde.
Ameliyat süresi: 0,5-1 saat arasında.
Hastanede yatış süresi: 1 gece.
Ameliyat sonrası ağrı – sıkıntı: İlk gece hafif
bir ağrı. Ağızdan alınan basit ağrı kesiciler yeterli olmaz ise enjeksiyon
yapılır.
Şişme, morarma: İlk 3 gün fazla, zamanla
azalarak 10-14 gün içinde kaybolur.
Tampon: 2.ya da 3. gün tamamen çıkarılıyor. Çok
ince ve özel tamponlar kullanılıyor.
Alçı: 1. haftada değişiyor, 2. haftada tamamen
çıkarılıyor.
Dikişler: Açık teknikte burun ucundaki 3-5
dikiş bir hafta sonra alçı değişirken alınıyor.
Ne zaman işe dönülebilir: Genellikle 1. hafta
sonunda.
Spor: 2 hafta sonra uzun yürüyüşler, 3 hafta
sonra koşuya ve diğer sporlara başlanabilir.
Gözlük: 4 hafta boyunca gözlük kullanmak yok,
numaralı gözlükler için lens kullanılabilir.
Son şekil: Ameliyat sonrasında oluşan
şişliklerin büyük kısmı 1. ayda azalır. Ama tam sonucun alınması 6 ay
civarında olur.

|