MEME BÜYÜTME CERRAHİSİ

 

Meme protezi uygulamaları göğüsün büyütülmesi ve şekil verilmesi amacıyla kullanılan ve vücuda yabancı bir maddenin yerleştirildiği ameliyatlardır. Çoğunlukla protez kullanılmakla birlikte nadir olarak, eğer vücutta belirgin yağ depoları var ve göğüsün formu yeterli ise, yağlı bölgelerden alınacak yağ dokusunun sınırlı miktarlarda göğüs'e enjekte edilmesiyle göğüsün bir ölçüde büyütülmesi mümkün olabilir. Uygulanan yöntem silikon bir kılıf içeren, içinde silikon jel veya serum fizyolojikle dolu protezlerin göğüs duvarında; kasın önüne ya da arkasına yerleştirilmesidir. Serum fizyolojik ile doldurulan protezler kullanıldığında; %10-30 oranında, protezde hacim kaybı veya tamamen sönme olabilmektedir. Silikon jel protezlerde bu duruma pek rastlanmaz. Ancak zaman zaman jelin protezin dışına sızarak kapsül içinde yayıldığı görülür. Bu durum bazen hiç bulgu vermez, sadece görüntüleme yöntemleri ile anlaşılabilir.

Ameliyat öncesinde kesi ve protezin nereden yerleştirileceği belirlenir. Areola (meme ucundaki renkli halka) ve meme derisinin birleştiği halka, meme altı kıvrımı ve koltuk altı kıvrımı olmak üzere üç seçenek vardır. Bunların hangisinin daha uygun olduğu ameliyat öncesinde tartışılır. Aşağıdaki resim meme başı etrafından yapılan kesiye örnek olması için konmuştur.

 

Meme başından yapılan kesinin ameliyattan hemen sonraki görüntüsü

 

Ameliyat izleri açısından genellikle meme başının renkli bölümü ve renksiz bölümünün birleştiği noktadan yapılan kesiler belirsiz iyileşirken, meme altında ilk aylarda belli olmak üzere mutlaka kalıcı izler oluşur. Bu yaklaşık 4 cm uzunluğundadır. Koltuk altındaki kesi ise normal duruşta belli olmamakla birlikte, kol kaldırılıp koltukaltı çukuru ortaya çıkarıldığı zaman çizgi halinde belli olacaktır. Bu durum zaman içerisinde giderek azalan karakterdedir. Bu ameliyatlarla ilgili farklı teknik uygulamalar ve bunun yaratacağı farklı sonuçlar ayrıntılarıyla size anlatılacaktır.

  

İşlemden önce 10 gün süreyle aspirin, E vitamini, coenzim Q gibi kan sulandırıcı ajanlardan kaçınılmalıdır. Hastanın geçmişindeki önemli rahatsızlıklar ve sürekli kullandığı ilaçlar varsa mutlaka doktora bildirilmelidir.

Ameliyat gününden önce yapılacak bazı tahlillerle ameliyatınıza engel olup olmadığına karar verilecektir. Ameliyat öncesi odanızda ayakta yapılacak bir çizimle protezin konulacağı alan ve cerrahi teknik detaylar belirlenir, ameliyat öncesini ve sonrasını kıyaslamak amacıyla fotoğraflar çekilir. Ameliyat öncesinde genellikle 5-6 saat kadar aç olunması gerekir.

Ameliyat bittiğinde ameliyat bölgesinde oluşabilecek sızıntıları toplamak amacıyla dren denilen vakumlu bir sistem kullanılır. Ameliyat bölgenizi saran bir takım bantlar ve bunun üzerinde göğüslerinizi kavrayan sporcu sütyeni giydirilir.

Ameliyattan sonra genellikle ilk saatlerde baş dönmesi, halsizlik ve bulantı görülebilir. Bu durumun giderilmesi için bazı ilaçlar kullanılacaktır. Ameliyattan sonra genellikle dördüncü saatte sulu gıda almanıza ve ayağa kalkmanıza izin verilir. İlk iki günde giderek artan ödem (şişlik), üçüncü günden itibaren azalmaya başlar. Kol ve gövde rahatlar. Üçüncü ya da dördüncü günde göğsünüzdeki bantlar alınır. Sadece dikiş yerlerine konulan ısıya dayanıklı bantlar bırakılır. Bunlarla duş almanıza izin verilir.

 

 

Giderek azalmakla birlikte aylarca sürebilen zaman zaman batma, yanma, kramp tarzında kısa süreli ağrılar oluşabilir. Günlük yaşamı etkileyecek boyutta olmayan bu ağrıların sıklıkları ve şiddetleri giderek azalır. Bu gibi durumlarda ağrı kesici kullanılabilir.

Ameliyattan sonraki gün taburcu işlemleriniz yapılarak eve gitmenize izin verilir. İlk iki gün genellikle istirahat ederek geçirilmelidir. Bu dönemde protezin kas arkasına ya da kas önüne konulmasına bağlı olarak farklı şikayetleriniz olabilir. Genellikle kas arkasına konulan protezlerde kol hareketleriyle ağrı artmaktadır. Bu durum ilk günlerle sınırlıdır.

Meme protezi uygulamalarından sonra aktiviteler ilk üç hafta için kesinlikle kısıtlanmalı, bu süreden sonra yavaş yavaş artırılmalıdır. Birinci aydan önce tenis oynanmasına ve ağır sporlar yapılmasına izin verilmez. Ameliyat sonrasını takip eden 6-8 hafta içerisinde sauna, solaryum ve buhar banyosundan kaçınılmalıdır.


ANESTEZİ

Uygulamalardan önce hangi tip anestezi yapılacağı ve bunların olasılıkları size anestezi uzmanı tarafından anlatılacaktır. Çoğunlukla ameliyat genel anestezi altında yapılır.

 

RİSKLER
Meme protezi ameliyatlarında erken ve geç dönem komplikasyonlar şunlardır:

 

Erken Dönem:
Kanama: Ameliyat sırasında bipolar koter adı verilen bir aletle ayrıntılı kanama kontrolü yapılır ve dren uygulanır, kanama engellenir. Dren ameliyat alanında oluşabilecek sızıntıların boşaltılmasına yardımcı olan bir uygulamadır. Buna rağmen %3 ihtimalle oluşabilecek hematomun (kanamanın) ameliyatla boşaltılması gerekebilir.
Enfeksiyon: Son derece nadir bir durumdur. Ameliyat bölgesinde şişliğin azalması yerine artması, ateş ve hassasiyet gibi bulgularla kendini gösterir. Bu durumda mutlaka doktora haber verilmelidir. Ameliyathane şartlarının çok dikkatli bir şekilde elden geçirilmesi, ameliyat öncesi ve sonrasında antibiyotik kullanılmasıyla önlem alınır.
Yara bölgesinin açılması: bu durum son derece nadir olmakla birlikte, dokuların aşırı gergin dikilmesine bağlı oluşabilir.
Seroma: Kanamayla karıştırılmamalıdır. Ameliyat bölgesinde bazen bir sıvı toplanmasıyla ödemin oluştuğu, çoğunlukla kendiliğinden geçen bir durumdur.

 

Geç Dönem:
Kapsül Kontraktürü: Geç dönem komplikasyonlar içinde en iyi bilinmesi gereken komplikasyondur. Titiz, dikkatli bir ameliyat ve her türlü önleme rağmen bir yabancı madde olması nedeniyle bu protezlere karşı vücut bazen aşırı tepki verebilir. Bu tepki protezin çevresinde giderek kalınlaşan bir zarla kendini gösterir. Bu durumda erken dönemde ya da sınırlı bir kapsül kontraktürü mevcutsa doğallıktan biraz uzak, sert bir göğüs karşınıza çıkar. Eğer daha ileri evrelerde bir kapsül kontraktürü varsa göğüsün doğallığı bozulur, hareketleri sınırlanır, sıkılmış bir portakal görünümlü bir hal alır. Erken dönemde bazı ilaçların kullanımı yararlı olabilir. İlerlemiş kapsül kontraktürlerinde protezin çevresindeki kapsülün çıkarılması, temizlenmesi, protezin konulduğu cepin genişletilmesi ve protezin değiştirilmesi gerekmektedir. Kapsül kontraktürünün kimlerde ve hangi koşullarda olabileceği konusunda kesin bir bilgi yoktur.
Kötü Nedbe: Yara iyileşmesi özelliklerine bağlı olarak gelişebilir. Nadiren de olsa revizyon adı verilen, yüzeyin tekrar düzeltilmesi işlemlerini gerektirebilir.
Asimetriler: Ameliyat sırasında iki tarafın faklı planlanmasına veya kişide mevcut bir asimetrinin protez konulmasından sonra daha belirgin hale gelmesine bağlı olabilir. Operasyon öncesinde eğer bir asimetri varsa hasta ile tartışılır ve daha iyi bir duruma getirmek için ameliyat sırasında yapılabilecek ilave işlemler konuşulur.
Şekil Bozuklukları: Aşırı kilo alımı, gebelikler ve zaman; göğüs şeklinde değişikliklere, sarkmalara ve şekil bozukluklarına yol açabilirler. Şekil bozukluğunun giderilmesi için protez değişikliği de gerektirebilen operasyonlar gerekebilir.
 

MEME KÜÇÜLTME CERRAHİSİ

 

Meme büyümesi memenin gelişimine, gebeliğe ve aşırı kilo alımına bağlı olarak sıkça karşılaşılan bir sorundur. Genellikle hormonal bir soruna bağlı olmayan, son 6 ay içinde büyümesi durmuş ve küçültülmesi istenen göğüsler için cerrahi girişim düşünülür. Bu durum sadece estetik bir sorun oluşturmaz, aynı zamanda omuzlarda ağrı, duruş bozuklukları, meme altında kaşıntı ve kızarıklık gibi sıkıntılara da yol açar. Bu tür şikayetlerine çözüm arayanların aşağıdaki bilgileri edinmesinde yarar vardır.
 

Memelerdeki büyümenin hormonal bir soruna bağlı olup olmadığı araştırılmalıdır.
Memelerdeki büyümenin devam edip etmediği sorgulanmalıdır.
Memede ele gelen ağrılı veya ağrısız bir kitle olup olmadığı araştırılmalıdır.
Memede geçirilmiş bir enfeksiyon veya cerrahi müdahale olup olmadığı sorgulanmalıdır.
Yukarıda sözü edilen özellikler ile ilgili size sorular sorulacak ve gerekli bilgiler aktarılacaktır.

Meme büyüklüğü genellikle sarkma ile birliktedir. Memenin formu iyi fakat iri ise ve bunun yağlanmaya bağlı olduğu düşünülüyorsa sadece vakumla yağ emme yöntemi ile göğüsler bir ölçüde küçültülebilir. Fakat küçültme işlemi ile birlikte aynı zamanda bir form verilmesi de gerekiyorsa genellikle şu yol izlenir:

Meme başı olması gereken yere yükseltilir.
Meme üst kutbu genellikle sarkmış memelerde boşalmıştır, yeniden form verilirken bu alan doldurulur.
Koltuk altına yayılmış olan göğüs daha dar çaplı bir alana hapsedilir ve bu şekilde daha iyi bir form sağlanır.
Bu işlemler sırasında istenen boyutlara kadar küçültülmek üzere meme dokusu ve deri çıkarılır. Genellikle çıkarılan dokular patolojik inceleme için incelenir.

Meme küçültme ameliyatlarında kullanılan tekniğe bağlı olarak bazı farklı özellikler söz konusudur. Bazı sınırlı küçültme ameliyatlarında, iyileşme hızlı ve işlem sonrası hemen normal aktivitelere dönülebilirken, çok iri göğüslerde çıkarılan dokunun durumuna göre bu süreç uzayabilir. Ameliyat süresi de kullanılan tekniğe bağlı olmak üzere 2-4 saat arasında değişir. Aynı şekilde tekniğe bağlı olarak oluşacak izlerin yeri ve uzunluğu da değişir. İzler genellikle ters T harfi şeklindedir. Ameliyat izleri ilk aylarda daha belirgin iken altıncı aydan itibaren daha iyi yönde değişir. Meme başı ile süt kanalları arasındaki ilişkinin bozulmadığı ameliyat teknikleri öncelikle tercih edilmesine karşın, bazı iri göğüslerde bu ilişkinin bozulduğu ameliyat teknikleri tercih edilebilir. Bu konuda muayeneniz sonrası size ayrıntılı bilgi verilerek karara katılmanız sağlanır. Aşağıdaki resimler ameliyat öncesi planlama çizimleri ve ameliyat sonrası 6. ayda kalabilecek izlere örnek teşkil etmesi amacıyla konmuştur fakat izler hastadan hastaya değiştiği için bağlayıcılığı yoktur. Kalacak izleri kesin olarak ameliyat öncesinden öngörmek imkansızdır.

 

 

Belirli bir yaşın üzerinde ve ele gelen kitlesi olanlarda girişim öncesi mammografi gibi görüntüleme tekniklerinden yararlanılır. Daha sonra göğüslerin boyutları, deri ve meme bezi özelliklerine göre kullanılması gereken tekniğe karar verilir. Ailede meme kanseri varsa mutlaka doktora bildirilmelidir.

Ameliyattan önce 10 gün süreyle aspirin gibi kan sulandırıcı ajanlardan kaçınılmalıdır. Hastanın geçmişindeki önemli rahatsızlıklar ve sürekli kullandığı ilaçlar varsa mutlaka doktora bildiriniz.

Ameliyat saatinden önce altı saat süreyle bir şey yenmemelidir. İşlem öncesinde laboratuar tetkikleri ile ayrıntılı bir muayene yapıldıktan sonra önceden belirlenen tekniğe uygun ameliyat planının çizimi yapılır, ameliyat öncesi ve sonrasını kıyaslamak için fotoğraflar çekilir.
Ameliyat sonrası dördüncü saatte ayağa kalkmanıza ve beslenmenize izin verilir. İşlemden sonra hastanede kalış süresi 2-3 gündür. İlk birkaç gün dren denilen ve ameliyat bölgesinde oluşabilecek kan ve serum sızıntılarını toplayacak vakumlu bir torba kullanılır. Gelen miktara göre bu dren 1-2 gün sonra çıkarılır.

Kol hareketlerinin ilk günlerde sınırlandırılmasında fayda vardır. İlk hafta göğsü saran bir bant mevcuttur, yedinci gün bu bant çıkarılır ve sadece dikiş hatlarını örten ve bir hafta kalacak olan ince bantlar kullanılır.

ANESTEZİ
Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilir. Anestezi ile ilgili bütün detaylar anestezi doktoru ile tartışılmalıdır.
 

RİSKLER
Ameliyat sonrası karşıla bilecek sorunlar, erken ve geç dönem sorunları olarak ikiye ayrılır.

 

Erken Dönem:

Kanama, enfeksiyon, yara ayrışması gibi sorunlar son derece nadirdir.

 

Geç Dönem:

İze veya şekle bağlı sorunlar olarak karşınıza çıkabilir. Ameliyat öncesinde iri olmasına karşın meme şekli düzgün olan, genç yaş grubunda elde edilecek sonuçlar ileri yaştaki çok aşırı sarkık memelerde elde edilecek sonuçlardan iyi olmaktadır. İzlerde belirginlik, kızarıklık, kaşıntı erken dönemde bazı koyu tenli kişilerde sıkça rastlanabilir ve ilaç tedavisini gerektirebilir. Şekille ilgili sorunlar daha çok büyüklük ile ilgili sorunlardır. Bu nedenle ameliyat öncesi arzu edilen meme boyutu vücudun diğer özellikleri de göz önüne alınarak net bir şekilde konuşulmalıdır.
 

Anasayfa